"Boşlukları dolduralım" diye bir ses gelir
otobüste en önlerden,
Toprağa yazdığımız yakınlarımızın boşluğunu hayata yeni
yazılanlar alır,
Eski arkadaşlarımızın yerini yenileri,
eski anılarımızın giderek silikleşen yanı hemen yenileri
ile birleşiverir.
Hayat, boşlukları sevmez.
insanoğluna dolu dolu yaşamayı öğretir,
tıkış pıkış,
itiş kakış,
kendi boşluk doldurma oyununa dahil eder herkesi.
Varsın doldurmayalım gidenlerin yerini,
belki de boşluklarımızdır bizi var eden.
Dolu dolu yaşamayalım;
salonun ortasına tek bir koltuk koyalım,
a4 defter sayfasında tek bir cümle yazılı olsun,
sayfayı çevirelim,
gardrobumuz tıka basa dolu olmasın,
giyebildiklerimiz kadar giyemediklerimiz de karakterimizi
yansıtsın.
yazılarımız, söylemek isteyip de söyleyemediklerimizle boş olsun,
Giderek silikleşen yüzlerin yerine yenileri gelmesin.
Kaybettiklerimizin yerine yenileri doğmasın.
Boşluklarla yaşamak bizi korkutmasın
Kimilerinin kendini keybettiği bu boşlukta
biz kendimizi yeniden bulalım.
BOŞLUKLARI DOLDURMAYALIM.