30 Eylül 2012 Pazar
29 Eylül 2012 Cumartesi
BEYAZ PEÇETELER
Buruşmuş pembe yatak çarşafında
Bulut kümeleri gibi yerini almış
Defalarca kere en şiddetli yağmur olan
gözyaşlarıma maruz kalmış
ıslak beyaz peçetelerin
gözeneklerinin
benim tarafından
işgal ediliyor olmasını düşünüyorum.
Acının somut bir sonucunun
bir paçavra gibi kenara atılması
çok üzücü geldiğinden midir nedir bana
toplamadım hiçbirini.
Bu tatlı bulutların
Beyaz karlı dağlara dönüşümüne
Tanıklık etmekten korkuyorum.
Bir insanın kendisiyle
baş başa kalması ne kadar zor.
HAVLU
Kabul ediş ve derin bir iç çekişin karamsar nefes kokusunu
geçirir diye ummuştum
dişimi fırçalamak.
Ağladıkça akıtırım belki
gördüğüm yüzleri,
anıların giderek silikleşmesini.
Ne acı bunun da pek mümkün olmaması.
Oysa ki ,
Isterdim
bir şeylere tepki gösterebilmeyi
nedenli yere saçmalayabilmeyi
hala diyebilmeyi.
Küvetin içindeki sıcak
suda
çabalamayı bırakmış
Japon balığı gibiyim
kendi fanusumu
düşünüyorum.
muhtemelen bir kaç ay daha yaşayacak
ama sonu benim gibi ölümle
sonuçlanacak fanustaki diğer balıkları.
Üzülmüyorum.
Su soğudu
üşüyorum
havlun bende kalmış
Sarıldım.
vernelin kokusu kokunu bastırmış
tıpkı ilk günkü gibi
sensiz,
havluya.
Ölür gibiyim ama
yaşıyorum hala.
22 Eylül 2012 Cumartesi
KARANLIK RENKLER
Bütün gün yalancı bir güneşte
kaldıktan sonra
akşamüstüne doğru
vücudu saran ince titremeli
sonbahar havası gibi hislerim.
Yalayıp,
burnuma doğru kokusunu
almak için ittirdiğimde
dudaklarımı,
içime doldurduğum
önceki öpüşlerinin kokusu.
Kadehe bastırılmış
dudak izinden
tanınabilen
büyük bir iç acısı.
Bakışlarım bulutlara dayalıyken
düşündüm durdum hep bunları.
Sonra onlar gittiler
giyinerek karanlık renklerini
flaşların ardı ardına patladığı
o gürültülü cümbüşe
sonbaharın bulutları.
Düşüncelerimin üzerine
basa basa.
Bütün gün yalancı bir güneşte
kaldıktan sonra
akşamüstüne doğru
vücudu saran ince titremeli
sonbahar havası gibi hislerim.
Yalayıp,
burnuma doğru kokusunu
almak için ittirdiğimde
dudaklarımı,
içime doldurduğum
önceki öpüşlerinin kokusu.
Kadehe bastırılmış
dudak izinden
tanınabilen
büyük bir iç acısı.
Bakışlarım bulutlara dayalıyken
düşündüm durdum hep bunları.
Sonra onlar gittiler
giyinerek karanlık renklerini
flaşların ardı ardına patladığı
o gürültülü cümbüşe
sonbaharın bulutları.
Düşüncelerimin üzerine
basa basa.
UCUZ BİR ŞİİR
Ucuz bir şiir yazdığım
olabildiğince tasarruf ediyorum
anlatamadığım hislerimle
gökyüzünün bulutsuz yüzüyle
aynı cümlede birleştirmyei başaramadığım
düşüncelerimle
Çayı bedava içiyorum
işyerinde
öğle yemeklerim bedava,
çeşit çeşit
aylık akbilim cebimde
yol paramı da düşünmüyorum
Ucuz bir şiir bu yazdığım
daha önce kullanılmış
bir peçete üzerine.
Ucuz bir şiir yazdığım
olabildiğince tasarruf ediyorum
anlatamadığım hislerimle
gökyüzünün bulutsuz yüzüyle
aynı cümlede birleştirmyei başaramadığım
düşüncelerimle
Çayı bedava içiyorum
işyerinde
öğle yemeklerim bedava,
çeşit çeşit
aylık akbilim cebimde
yol paramı da düşünmüyorum
Ucuz bir şiir bu yazdığım
daha önce kullanılmış
bir peçete üzerine.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)