30 Nisan 2013 Salı

Bazen bütün cümleler yerini bulur
Bir kullanımlık aşklardan
uzak tutar seni.

6.99


Gece yarısına az kala 
uzun bir bekleyişin ardından
anca gelebildi köy otobüsü
bir hamleyle binemedi otobüse
az sonra arkama oturacak yaşlı adam.
bembeyaz saçları, Nisan ayı olmasına rağmen soğuktan al al olmuş
burnu ve yanakları, yaşlı ayaklarının  zar zor taşıdığı bedeniyle
tam bir 'dede'ydi o.

Belki ölmüş karısının yadigarı idi ona elindeki sepet,
sepetin içinde yerleştirmişti dikkatlice çuvalı, çuvalın içine bakmadan anlamıştım 
içinde ıhlamur olduğunu. 

Tıkış pıkış doldu 
geç saate rağmen otobüs.

Kulaklıklarımı  takmadım...

Ayakta duran yolculardan biri, gençten bir kızdı bu kendi parasını yeni yeni kazanan,
- Amca ben tanıyorum seni, ıhlamurun var mı yine? diye sordu.
- Evet var, diye karşılık verdi titrek sesiyle dede. Ardından bir paket hışırtısı geldi.
- Ne kadar? diye sordu kız.
- 2lira...diye cevapladı.

arkama bakmadım...

Kızın şaffaf poşete konulmuş ıhlamuru çantasına koyarkenki anına tanık oldum sadece.

Köye vardık. Benim ineceğim duraktan 4 durak önce indi dede.
Kazanamadığı paraları evine götürmek üzere,
ağır aksak adımlarıyla
yoktan varoluyordu.

Ertesi gün ve ondan sonraki gün o dedenin olası tüm yaşadıklarını düşündüm.

Utandım şımarıklığımdan, 
şımarıklığımızdan

Ya nike güzel değil, New Balance'lar daha iyi ama onlar rahat ama çok kaba.
Starbucks mı Illy mi?
Yaaaaaa Kanyon'dan çok sıkıldım Arnavutköye mi gitsek?
Zara'ya çok güzel yazlık ceketler gelmiş ama ben galiba Bershka'dan alacağım. Pull and Bear'ın yeni sezonu çok iyi.
Bu ekmek çavdarlı falan normal ekmek gibi değil.
Pinkberry yiyoooorum kalorisi daha az  diyet için baya iyi.
Öğle yemeği çok kötü, hadi dışarda yiyelim.

 
Bugün bir markettte gördüm , 

adamın sattığı ıhlamurun yarı paketi

6.99 TL idi ve 

onunkiler gibi kokmuyordu.