Ağzımda,
saatler önce yediğim
soğanının bıraktığı bol susamalı
garip tat
uyandırdı beni.
Üzerime örtülmüş iki kat battaniyenin altında giderek
eziliyorum.
Belirsiz bir ateş bu anlamsız yükün altında,
bedenime yayılan.
Susuyorum
Zaman geçiyor
ben yine,
Susuyorum,
tüm acımı içime.
İçime doğru susuyorum
hıçkırıklarımı.
Uyanamıyorum, uyuyamıyorum da
Bir garip araf
Rüyalarım,
Bin parçalı bir puzzle
her sabah son parçasını bulup
her sabah son parçasını bulup
tamamlayamadan
uyandığım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder