Marmara Depreminden çok önce ... Sıcaktı hava, bir çocuk için oldukça sıcak!
Her hafta sonu kasabaya gitmek benim için işkence oluyordu. Gitmek istemeyerek gittiğim yerden zoraki dönüşlerimle son buluyordu pazar günlerimiz.
Bahçedeki hamakta yatmak, erik ağacının dalında oturmak, akşamüstüleri ağaçların korumasından çıkıp göğe doğru uzanıp; bulutları şekillere benzetmek en büyük eğlencemdi. Hepsinin hakkında kafamdan hikayeler uydurup kendimce eğlenirdim.
Okulun, arabanın camından, balkondan, görebildiğim her yerden bulutları izler olmuştum.
Bir gecede unuttum bütün hikayelerimi, yepyeni bir başlangıç yaptım hayata.
Hayallerimi unuttum, arkadaşlarımı, eskiden yaptığım şeylerin çoğunu.
Büyüdükçe hatırlar oldum sonra, en hatırlanamaz sandıklarımı bile...
Bulutlar hakkında yeniden yazılar yazmaya başladım.
Fakat, bu kez kendime saklamıyorum hikayelerimi ve onları bir daha asla unutmamam için fotoğraflıyorum.
Bu blogu; çocukluğumda birşeylere benzettiğim tüm bulutlar ve onların hikayelerine adıyorum.
Burcu Günister
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder