Şimdi elimi bırakıp
gitmek mi gerçekten
istediğin?
Anladım...
...
...
Sana yazdığım
tüm aşk cümlelerine
kalemimin karasını bastıracağım
var gücümle;
ölecekler,
can çekişerek,
debelenerek acılar içerisinde,
zamansız,
daha yaşayacak güzel günleri varken
birden bire...
Seni yazmak
sana yazmak isteyecek kalemim
bir zamanlar ellerini tutmuş;
uzak bir hayalken bile seni sevmiş
olan ellerim.
Gözlerinin içinde koşuşturan çocukların oyununa dahil olamayacağım,
uzaktan kavuşmaya çalışmayacak gözlerimiz,
çocuksu dudak kenarlarımız sevinçten havalara zıplamayacak;
kurt bir daha Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikayesinde olmayacak...
Ne kadar zor
bir bilsen
sensizliği susmaya çalışırken
konuşmak
konuşarak yazmak
yazarken konuşmak
KO_NU_ŞA_MA_MAK!
Ne gidebiliyorum
ne de kalabiliyorum
artık bu satırlarda
sürükleniyor harflerim
kendi uçurumuna
hızla,
acıyor canım;
çok,
çok,
çok!
Şimdi git,
değiştir kalbinin çarşaflarını
kirlendi aşkımla
kokusu karışmasın yaşanmışlığımızın
hala yaşadıklarına.
ve...
artık gitme vakti
bulutsu dudaklara elveda...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder