25 Ocak 2012 Çarşamba

BULUTSU DUDAKLARA ELVEDA!

Şimdi elimi bırakıp
gitmek mi gerçekten
istediğin?

Anladım...
...
...


Sana yazdığım
tüm aşk cümlelerine
kalemimin karasını bastıracağım
var gücümle;
ölecekler,
can çekişerek,
debelenerek acılar içerisinde,
zamansız,
daha yaşayacak güzel günleri varken
birden bire...

Seni yazmak
sana yazmak isteyecek kalemim
bir zamanlar ellerini tutmuş;
uzak bir hayalken bile seni sevmiş
olan ellerim.

Gözlerinin içinde koşuşturan çocukların oyununa dahil olamayacağım,
uzaktan kavuşmaya çalışmayacak gözlerimiz,
çocuksu dudak kenarlarımız sevinçten havalara zıplamayacak;
kurt bir daha Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikayesinde olmayacak...

Ne kadar zor
bir bilsen
sensizliği susmaya çalışırken
konuşmak
konuşarak yazmak
yazarken konuşmak
KO_NU_ŞA_MA_MAK!

Ne gidebiliyorum
ne de kalabiliyorum
artık bu satırlarda
sürükleniyor harflerim
kendi uçurumuna
hızla,
acıyor canım;
çok,
çok,
çok!

Şimdi git,
değiştir kalbinin çarşaflarını
kirlendi aşkımla
kokusu karışmasın yaşanmışlığımızın
hala yaşadıklarına.

ve...
artık gitme vakti
bulutsu dudaklara elveda...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder