seni özlüyorum,
çayın içine attığım tek şekerin erimesi gibi
sıcaklığında kaybolduğum günleri,
ruhum bedenimden çıkacak gibiyken
geri döndüğünde
hücrelerimi titremesini
gök gürültüsünden korktuğum zamanlarda
sığındığım
penceresiz kollarında
tutamadığım zamanı
tost ekmeğinin arasında eriyen salçanın
sürekli gülmeye çabalayan dudaklarımın
kenarına bulaşmasını
özlüyorum seni
yanından geçerken yüzüne estirdiğim rüzgarımı
gitmeyi,
yola çıkmayı,
sana doğru adım atmayı
elele tutuşan gözlerimizi
özlüyorum.
üşüyen tüm bulutlar birbirine
sarılmışken
kışın savurganlığında
sadece sana sarılmayı
düşlüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder